Anasayfa / Haberler / Genel / Öfke, Travma, Stres: Şiddet

Öfke, Travma, Stres: Şiddet

Son zamanlarda giderek artan ve bir türlü önüne geçilemeyen şiddet olayları gerek yazılı, gerekse görsel medyada sıkça yer alıyor. Kişinin yaşadığı ya da çalıştığı çevre, geçmişte başından geçen travmatik olaylar, kaygı, stres vb. sebepler de etkin rol oynuyor. Uşak Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na bağlı olarak görev yapan Psikolog Merve Ocak, şiddetin temelinde yatan sebeplerden, şiddetin nasıl önlenmesi gerektiğine kadar merak edilenleri  GiTMEDYA ile paylaştı.

Şiddetin temelinde yatan sebeplerin en başında yetiştirilme tarzı ve özellikle aile eğitimi olduğunun altını çizen Ocak, “İnsanların okulda aldığı eğitim, yetiştiği ortam da çok etkili. Yetiştiği ortamdan kastım eğer yaşadığı mahalle, çocukluğunun geçtiği mahalle çok fazla şiddet olaylarının olduğu bir mahalle ise o da bunu normalleştirerek büyüyor. Yine aile ortamında çok fazla şiddet unsurları varsa şiddeti normalleştirerek büyüyor. Okullarda akran zorbalığı konusu da bunda çok etkili. Çocuk yetiştiği ortamda eğer akran zorbalığına maruz kalıyorsa şiddeti normalleştiriyor. Şiddeti ne kadar çok görürse yine o oranda şiddeti uygulamaya başvuruyor” dedi.

Engellenmişlik hissi, kendini ifade edememe gibi sebeplerin de kişinin şiddete başvurmasını tetiklediğini belirten Ocak, kişinin şiddete başvurmasında asıl tetikleyici sebeplerin duygular olduğuna dikkat çekerek “Öfke, kaygı, karamsarlık, kaygı, umutsuzluk bunlar öfke probleminin temelinde yatan duygular. Stres, yoğun stres ortamında çalışıyorsa ya da yaşıyorsa bu da yine öfke problemlerini ortaya çıkarıyor. Yaşadığı travmatik süreçler de yine öfke problemlerini ortaya çıkarıyor. Ama yine temeline indiğinizde, herkes stres yaşıyor, herkes öfkelenebiliyor” diye konuştu.

Psikolog Ocak, tanı kriterleri arasında şiddet diye bir hastalığın olmadığını, bunun psikolojide öfke problemi adı altında ele alındığını belirtti.

Şiddete Maruz Kalanlar Ne Yapmalı?

İnsan ruhunda olumsuz izler bırakan şiddet olaylarını atlatmanın kolay olmadığını söyleyen Ocak şöyle konuştu;

“İnsan özel hayatını kendi belirler. Şiddete başvuran birini hayatına alıyorsa o zaman şiddet görmeye devam edecektir. Bir yerde dur diyebilmek lazım. Ama evli olan, maddi imkanı olmayan çocuklu kadınlar ses çıkaramıyor. Sığınma evleri var ama ailesinden korktuğu için bundan faydalanamıyor.”

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda çeşitli hizmetler verildiğini ama bununla ilgili yeterince tanıtım yapılamadığını vurgulayan Ocak, medyayı sadece olumsuz anlamda haberler yaptığı için de eleştirdi.

Medyada şiddet içerikli haberler ne kadar çok görülürse, insanlar bu olayları normalleştirmeye başlıyor. Kamu spotlarında bu konular mutlaka işlenmeli. Kadına yönelik şiddet ya da aile şiddeti de diyebiliriz, ya da genel olarak şiddet kavramları işlenmeli. Fakat bunun, görsel anlamda olumsuz olarak değil, olumlu olarak yansıtılmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Yani orada kadının dayak yediğini göstermek yerine, kadının mutlu olduğu bir aile ortamının gösterilmesi, çocuklar üzerinde çok daha yararlı etkileri olacaktır.”

Psikolog Merve Ocak şiddetinin önüne geçilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri gibi kurum ve kuruluşlar ile ortak çalışmaların yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ocak, bu konuda eğitimlerin daha sık verilmesi gerektiğinin önemine dikkat çekerek, Türkiye’de kadına şiddet konusunda yapılan çalışmaların genel olarak yetersiz kaldığını söyledi.

Haber: Ebru ALTINTAS 
Fotoğraf: Berk TUNÇER

 

 

 

Göz Atın...

Muratbey Uşak’ta Bir Transfer Daha

Solomon ve Miles’ın süren sakatlıklarını göz önünde bulunduran ve kadroyu güçlendirme konusunda kolları sıvayan Uşak, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir