Anasayfa / Haberler / Genel / 64’üncü Yılında Dumlupınar Faciası

64’üncü Yılında Dumlupınar Faciası

Türk tarihinin acı sayfalarından biri de 1953 yılında 3 Nisan’ı 4 Nisan’ı bağlayan gece yazıldı. TCG Dumlupınar Denizaltısı katıldığı NATO tatbikatının geri dönüş yolunda 86 mürettebatı ile seyir halindeyken gece yarısı 02:10 sularında Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında İsveç Bandıralı Naboland şilebi ile çarpışır. Çarpışmanın şiddeti ile 8 askerimiz denize düşer. Denize düşenlerden ikisi pervaneye çarparak, biri de boğularak şehit düşer. Kurtulmayı başaran beş kişilik mürettebat ise gümrük botu sayesinde sahile ulaşır.

Korkunç kaza sonrasında hızla batan denizaltıda kalan 78 mürettebattan 22’si geminin arka bölümündeki torpido dairesine son anda sığınarak hayatta kalmayı başarır. Toplam 56 mürettebat için yapacak bir şey kalmaz ve şehit olurlar. Torpido dairesinde mahsur  kalan 22 kişi ise kurtulabilmek ümidiyle su yüzüne telefon hattı şamandırası fırlatır. Facianın üzerinden yaklaşık 4 saat geçmiştir. Güneşin doğmasıyla birlikte civarda dolaşan balıkçı tekneleri tarafından şamandıra görülür. Şamandıranın görülmesi ve alana gümrük motorunun gelmesi ile ilk irtibat kurulur. Kurtarma gemisi yaşanan felaketten ancak 10 saat sonra bölgeye gelir. Denizaltıdakilere ilk talimat; “Gerekmedikçe konuşmayın. Oksijeninizi iyi kullanın. Şarkı, türkü söylemeyin. Sigara içmeyin!’’ olur.

Dalgıçlar 11 saat dalış gerçekleştirir. Farklı alternatifler denenir. Fakat kötü hava şartları ve akıntı nedeni ile uzun süren çabalar sonuç vermez. Teknik altyapı yetersiz kalır ve 22 kişilik mürettebat için umutlar yavaş yavaş tükenir. İlk talimata benzer cümlelerle durum aktarılır; “Artık konuşabilirler. Türkü, şarkı söyleyebilirler hatta sigara bile içebilirler“.

Durumu anlayan 22 denizcinin son sözleri “Sizler sağolun! Vatan sağolsun!” olur.

“Ah bir ataş ver cigaramı yakayım!”

O andan itibaren 72 saat boyunca hayatta kalmayı başaran denizciler son anlarını “Ah bir ataş ver sigaramı yakayım, …” türküsünü söyleyerek geçirir ve büyük bir tevekkülle son nefeslerini verirler. Şamandıradaki telefon hattının öbür ucundan tüm Türkiye, denizaltında ölüme yakılan hazin ama, bir o kadar da mağrur türküyü dinler. Kaynak kişisi Çetin Bozalan olan ve merhum Durmuş Yazıcıoğlu tarafından derlenerek TRT repertuarına alınan İzmir bölgesine ait “Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım” türküsü hala acı olayı akıllara getiriyor.

Ah bir ataş ver cigaramı yakayım,
Sen salın gel ben boyuna bakayım.

Uzun olur gemilerin direği,
Ah çatal olur efelerin yüreği.

Ah vur ataşı gavur sinem ko yansın,
Arkadaşlar uykulardan uyansın.

Uzun olur gemilerin direği,
Ah çatal olur efelerin yüreği.

Radyo ve gazeteler vasıtasıyla facia haberleri kısa zamanda tüm yurtta duyulur. Konuyla ilgili Milli Savunma Bakanlığı’nın yayınladığı 7. ve son tebliğ ise tüm ümitleri tüketir; “Çanakkale’de, Nara önünde batan Dumlupınar denizaltı gemisinde kalmış olan personelin kurtarılmasından tamamen ümit kesilmiştir”.

Tam 64 yıl önce acı bir şekilde şehit olan 7 Subay, 35 Astsubay ve 39 Er olmak üzere Dumlupınar’ın 81 şehidini saygı ve şükran ile anıyoruz.

(GiTMEDYA Haber Merkezi)

 

Göz Atın...

Bir Kağıt Kaç Defa Katlanabilir?

Uşak Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Tekstil Teknolojileri Programcılığı Öğretim Görevlisi Dr. Gülhan Pınarlık tarafından “Origami …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir