Anasayfa / Haberler / Genel / Bitki Çaylarındaki Gizli Tehlike!

Bitki Çaylarındaki Gizli Tehlike!

Kış aylarında tüketilen bitki çayları, bağışıklık sistemini güçlendirirken, hastalıklara karşı da koruma sağlıyor. Aktarlarda satılan bitki çayları ve karışımlar, fazla tüketildiğinde ya da uzun süre demlenmesi gibi durumlarda tehlikeli olabiliyor. Uzmanlar sık sık tüketilen bitki çaylarının ölçüsünü kaçırmamak konusunda uyarıyor. Bitkilerin içinde bulunan maddeler, hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların kaynağı oluyor. Dolayısıyla kullanılan her ilaç gibi her bitki çayı da insanlara fayda sağlamayabiliyor. Uşak’ta şifalı bitkiler ve baharat satışı yapan aktarlar da bitki çaylarının bilinçsiz tüketilmemesi gerektiğine dikkat çekerek vatandaşlara zaman zaman uyarıda bulunuyor. Bunlardan biri  olan Uğur Tunaboylu, bitki çaylarının faydaları ve kullanımıyla ilgili dikkat edilmesi gerekenleri G i T M E D Y A ile paylaştı.

En çok bilinen bitki çaylarından bahseden Tunaboylu; ıhlamur, adaçayı, papatya, zencefil kökü ve tarçın kabuğu gibi çayların özellikle kış aylarında herkesin çok rahat tüketebileceğini söyledi. Tunaboylu, birden çok rahatsızlığın tedavisinde kullanılan bitkilerin, iyileşme sürecini hızlandırdığını belirtirken, vatandaşlar tarafından sık kullanılan ve teyit edilen bitkilerin de özelliklerinden örnekler verdi. Kansızlık, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların tedavisine ıhlamur, mide sorunlarına ve özellikle bebeklerde rahatlatmayı sağlamak için rezene çayı, kas problemlerine zencefil çayı, sinir bozuklukları ve boğaz ağrısına adaçayı, ateş düşürücü ve sakinleştirici etkiye sahip papatya çayı gibi pek çok bitki çayının özelliklerine değindi.

Günümüzde popüler olan ve halk tarafından çok sorulan bitki çaylarını da anlatan Tunaboylu “Günümüzde popüler olan bitkiler diğer kıtalarda yetişen ekinezya, guarana, gingseng gibi bitkiler ülkemizde de tüketilmeye başladı. Bizim önerdiğimiz popüler çaylardan biri ise çörekotu tohumu diyebilirim çünkü ölüm ve yaşlılık hariç bütün hastalıklara şifalıdır” diye konuştu.

Tunaboylu, ekinezya, gurana ve gingseng çayları kalp ve merkezi sinir sistemini uyardığı, dikkati yükselttiği, yorgunluğu giderdiği ve bronşial büzülmeyi azalttığından astım gibi hastalığı olan kişilerin tercih ettiğini söyledi. Bitkileri nereden temin ettiklerine de değinen Tunaboylu, “Yüzde 70’i yerli, ülkemizin ürünleridir. Yurtdışından da temin ettiğimiz birçok bitki oldu. Örneğin, en çok bilinenler karanfil, tarçın kabuğu, yenibahar gibi bitkiler yurt dışından gelir. Kendi topladıklarımız da olur. Bunun yanı sıra Ankara, İzmir, Mersin, Gaziantep, İstanbul ve daha çok Ege Bölgeleri gibi toptancılardan veya yerel toplayıcılardan da temin ettiğimiz oluyor” dedi.

Çayların faydaları saymakla bitmiyor ancak nasıl saklandığı ve ne kadar süre ile kullanabileceği konusuna da dikkat etmek gerekiyor. Bitki çaylarını tüketmenin yaş sınırı olmadığını söyleyen Tunaboylu, bitki çaylarının tüketilmeden önce de ölçüsünün doktor kontrolünde belirlenerek tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi. Burada aktarlara da vatandaşları uyarma konusunda iş düştüğünü vurgulayan Tunaboylu, “Ben Dumlupınar Tıbbi Aromatik Bitkiler Bölümünü bitirdim. Ekstra olarak bitki çayları ile ilgili birçok kitap edindim, yeni gelen çayları da vatandaşlara doğru bilgi vermek için internet üzerinden araştırıyorum. Türkiye’de tıbbi aromatik bitkiler gibi birçok bitki ile ilgili eğitim amaçlı bölüm veya kurslar yapılmalı ve üniversitelerde de yaygınlaştırılmalı. Bitki çayları en temiz şekilde bir sene içinde kullanılmalıdır. Her sene, her bitki yeniden çıkar bitkilerin taze kullanılmaması için bir sebep yok ama bazen istisna bitkiler vardır, onlar kendi ömürlerini 3 veya 5 sene arasında korur. En önemlisi saklama şeklidir. Gölge olan, ışık almayacak bir ortamda, kavanozda saklanabilir. Türk Gıda Kodeksi’ne göre bir bitki çayının ömrü iki senedir” diye konuştu.

Haber-Fotoğraf: Sümeyra ERDOĞUŞ

Göz Atın...

SBMYO Öğrencilerinin Mezuniyet Coşkusu (VİDEO)

Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileri mezuniyet coşkusu yaşadı. Hafta sonu 1 Eylül Kampüsü’ndeki kongre …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir